Prototürkceden Bugünkü Kürtceye-Kazım Mirşan-56s

4768
0
2016/7/22
Oy Sayısı 3
Oy Sonucu 4

Prototürkceden Bugünkü Kürtceye-Kazım Mirşan-56s 

Kâzım Mirşan (d. 4 Temmuz 1919), inşaat mühendisi ve özellikle ön Türkler ile ilgili araştırmaları ile tanınan Türk tarihi araştırmacısı.

Yaşam Öyküsü[değiştir | kaynağı değiştir]
Doğu Türkistan’ın İli Nehri üzerindeki Gulca kentinde, 4 Temmuz 1919'da dünyaya geldi. 1932'de[1] öğrenimine İstanbul'da devam etti. Boğaziçi Lisesi'nden mezun olduktan sonra 1940'ta Yüksek Mühendis Mektebine girdi. 1942'de üçüncü sınıftayken Almanya’ya giderek Berlin'de "Technische Schule"'de okudu. 1946 yılında Türkiye'ye döndüğünde tekrar başlatılan Irkçılık-Turancılık Davasına tanık olarak çağırıldı. İstanbul Teknik Üniversitesi olarak adı değiştirilmiş olan Yüksek Mühendis Mektebinde, inşaat yüksek mühendisliğini okumaya devam ederek 1947'de mezun oldu.[2]
İnşaat mühendisi olarak Almanya, İsviçre ve Türkiye'de çalıştığı sırada hobi olarak eski Türkleri araştırmaya başladı.
Almanca, Rusça, İngilizce ve Türk lehçeleri (Tatarca, Özbekçe, Başkurtça, Tarançıca, Kaşkarlıkça (yani Uygurca), Kazakça, Kırgızca, Azerbaycanca, Türkiye Türkçesi ile kendi ana lehçesi olan, Tümenlikçe) dışında Yunanca, Latince, İtalyanca'yı meslek araştırmalarına yarayacak kadar bilen[3] Mirşan, hayatının büyük bir kısmını Ön Türk tarihi ile ilgili araştırmalara adadı.
Aynı zamanda Kazım Mirşan'ın yaptığı araştırmalarda Ön-Türk uygarlıkları tarafından Ot-Oğ olarak isimlendirilen Ön-Mısır'a M.Ö 3000 yıllarında Doğu Anadolu'dan isub-ög yazısının gittiğini tespit etmiştir. Kazım Mirşan'ın bugüne kadar anlamı çözülemeyen 184 adet mısır hiyeroglifini Ön-Türkçe olarak okumuş olduğu ve mumyalama tekniklerinin yine M.Ö. 3000'li yıllarda Altaylarda geliştirildiği düşünülürse piramit inşa teknolojisinin eski Mısır'a Ön-Türk uygarlıkları tarafından öğretildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Tarih araştırmaları[değiştir | kaynağı değiştir]
Tarih konusundaki tezleri[değiştir | kaynağı değiştir]
Kazım Mirşan'ın Haluk Tarcan ile birlikte savundukları tezin, Mustafa Kemal Atatürk'ün teşvikleri ile 1930 yıllarında oluşturulan Güneş Dil Teorisi'ni ve Türk Tarih Tezi'ni destekleyen tarafları bulunmaktadır. Türk Tarihi'nin MÖ 16.000'li yıllara dayandığını savunur.
Yazı, MÖ 16.000 yılında Türk'ler tarafından icat edildi.
Kürtçe; Ön Türkçe'den sözcükler barındırdığı gibi bu sözcükleri Arapça ve Farsça'ya da taşımıştır.
Anadolu'da da Ön Türkçe yazıtlar bulunmaktadır.
Roma'nın küllerinden kurulduğu medeniyet olan Etrüskler Türk'tür. (Etrüsk yazıtları ilk defa 1970 senesinde Kazım Mirşan tarafından okundu).
Romalılardan önce İtalya Yarımadası'nda yaşayan Etrüsklerin konuştuğu dil olan Etrüskçe,Ön-Türkçe kökenlidir.
İskandinavya dahil, tüm Avrupa'da 5000'den fazla Ön-Türkçe yazıt bulunmaktadır.[4][5]
Tüm dünya alfabelerinin kökeni Türk alfabesidir.[6][7][8][9]
İlk Türk devleti Hun İmparatorluğu olmadığı, ilk Türk devletinin Bir Oy Bil olduğu görüşündedirler. Ardından At Oy Bil, Türükbil (karşılığı:Göktürk) gelir.
Türk tarihinin çok eskilere dayanması gerektiğini gösteren en büyük delil ise; Orhun Yazıtları'dır. Çünkü Orhun Yazıtları'nda kullanılan dil ve noktalama işaretleri bu dilin en gelişmiş hali olduğu sonucuna götürmektedir. Böyle bir dilin oluşabilmesi için en az 3000 yıl geriye gidilmesi gerekir. Kazakistan[10]'da, Bu tezi destekleyen ve M.Ö 600'lere tarihlenen bazı yazıtlar bulunmuştur.
Bugün Çin sınırları içerisinde 300 metre boyunda piramitler bulunduğu ve bu piramitlerin Mısır'dan çok önce inşa edildiği tespit edilmiştir. Mısır'ın dip kültüründe de Türkler olduğu iddia edilmektedir. Bknz.Çin Piramitleri.
Norveç, İsveç, Portekiz ve Fransa'daki mağaralardaki yazıların Türk damgaları (harfleri) ile okunduğunda anlamlaştığı ileri sürülmektedir.[4][5]
İskitlerin yani Sakalar'ın Türk kökenli oldukları ileri sürülmektedir.[9][10][11]
Etrüskler, Truvalılar, Sümerler, Hititler ve Friglerin dip kültüründe Türk uygarlığı olduğu görüşü de ileri sürülmektedir. Bu kavimler Ön-Türk olmasa bile dip kültüründe Türk etkisi vardır.
Japon ve Çin medeniyetinin de dip kültüründe MÖ 4000 yıllarında Orta Asya'dan Çin'e ve Japonya'ya göçen Türkler var.
Türkler Anadolu'ya 1071'de değil, MÖ 7000'li yıllarda gelmişlerdir. Çevresi denizle çevrili Anadolu'yu sürekli besleyen Türk göçleri buraya sıkışmışlar ve Türk varlığını tesis etmişlerdir. Oğuzlar Anadolu'ya geldiklerinde karşılarında aynı dili konuşan pek çok Türk grubu ile karşılaşmışlardır.
MÖ 10.000 yıllarında ılıman iklim ve büyük göllerin olduğu anlaşılan Orta Asya'nın kuruması ve çölleşmesiyle Türk gruplarının çevre ülkelere yayıldığı ve diğer kültürlere etki yaptıkları ileri sürülmektedir. Bering Boğazı'ndan geçerek Kızılderili ve Güney Amerika kültürlerinin diplerinde de Türk etkileşimi olduğu ileri sürülmektedir.[10]
Yunanistan'ın Ön-Türkçe adının İç-Üy-Ök olduğu ileri sürülmektedir. Aynı zamanda Yunan kitabelerinde de Anadolu'dan gelen ve demiri çok iyi işleyen bir topluluk olduğu yazılmaktadır. Ancak bu toplumun mevsimlik geldiği bilinmektedir. Bu toplumun Ön-Türkler olabileceği ileri sürülmüştür.
Kazım Mirşan Mısır-Sina'da piramitlerdeki yazıtlarda Ön-Türkçe kartuşlar bulmuştur.
Kazım Mirşan Bizans'ın ilk kurulduğu dönemlerde Ön-Türkçe konuştuğunu ileri sürmektedir. Kanıtı ise; Trabzon'daki Rum Kilisesi'nde sadece Ön-Türkçe okunabilen yazılardır. Kazım Mirşan, daha sonraları başka kültürlerden etkilenerek Bizansın Ön-Türk dilini kullanmamaya başladığını ileri sürmektedir.
Tarihi savlarına tepkiler[değiştir | kaynağı değiştir]
Mirşan'ın tezleri genel olarak bilim dünyasında kabul edilmemektedir. Bunlardan biri olan 6 Temmuz ve 20 Temmuz 2002 tarihlerinde Ceviz Kabuğu programında akademik kariyeri olan bazı tarihçiler tarafından eleştirildi.[12] Diğer taraftan Sosyal Bilimler alanında dünyanın sayılı organizasyonlarından biri olan ICANAS 'Uluslararası Asya ve Kuzey Afrika Çalışmaları Kongresi' (International Congress of Asian and North African Studies) tarafından en önemli 12 Türk tarihçisinin bulunduğu bir heyete davet edildi ve bilim dünyasına yaptıkları katkılardan dolayı onurluk verildi. Bu heyetle birlikte Avrupa'da tarih kongresine gitti. Ön Türk tarihini ve kanıtlarını bu kongrede açıkladı.[13] Etrüskolojinin en ünlü profesorü Giovannangelo Camporeale, Etrüsk yazıtları konusunda Kazım Mirşan'ın ulaştığı bulguları incelemiş ve kendi yöntemlerinin eksik olduğunu kabul etmiştir.(kaynak gösterilmeli)

QAYNAQ

Yazarlar:
Sayfalar:
57
Dosya Türü:
PDF Document
İçerik Dili:
Türkçe

 Sayın oxucular!
Turuz sitesi bir kültürəl ocaq olaraq dilçiliklə bağlı qonulardan danışır. Bu sitə dilçiliklə bağlı dəyərli bilgilər verməkdədir.Dilimizin tarixi və etmolojisi sahəsində çalışan bu sitə, sözlərin kökü və etimolojisi haqqında, başqa sitələrdən dəyişik olaraq, eyləmlə(fe'l) bağlı anlamların açıqlayır.
Sitəmizdə dilçiliklə bağlı bir çox kitab,sözlük, yazılar əldə edib oxuyabilərsiniz. Umuruq ki bu sitə, siz dəyərli, sayın oxucular yardımıyla, dilçilik qollarının gəlişməsi, yüksəlişi yolunda bir addım götürəbilsin.
Bey Hadi (h.beyhadi@gmail.com)
Təbriz