Tevarixi Ali Osman-1299-1523-Hedidi-Yasan-Necdet Öztürk-1991-543s

4172
0
2017/6/8
Oy Sayısı 1
Oy Sonucu 5

Tevarixi Ali Osman-1299-1523-Hedidi-Yasan-Necdet Öztürk-1991-543s

 

Hedidi

Hayati:

H. Ferecik (Ferea, Yunanistan) doğumludur. Atalarının Sultan Orhan zamanında (726-763/1326-1362), Süleyman Paşa (ö.758/1357) ile birlikte Ferecik kalesini fethedenler arasında bulunduğunu söylemektedir. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemekte, ancak 15. yüzyılın ikinci yarısında doğduğu sanılmaktadır. Eserinde adını zikretmeyen yazar Hadidi mahlası ile ün yapmıştır. H’nin bu mahlası alması bazı kaynaklara göre baba mesleğine, bazılarına göre ise kendi sanatının demircilik olmasına dayanmaktadır. Kendisi de eserinde sadece H. mahlasını zikreder. Hayatıyla ilgili bilgiler yetersizdir. Sultan II. Bayezid devrine (886-918/1481-1512) yetiştiğini söyleyen H., padişahın ihsanına mazhar olan şairlere dair bir listede yer almıştır. H.’nin kısa süre müderrislik yaptığı ancak daha sonra bu görevinden ayrıldığına dair bilgiler de bulunmaktadır. 906/1500-01’de Ferecik’teki Süleyman Paşa Camii’nin minaresindeki kitabeyi kaleme aldığı ve 922/1516’da Süleyman Paşa vakıflarının nazırı olduğu bilinmektedir. H.’nin doğum tarihi gibi ölüm tarihi de belli değildir. Qafzade Fa’izzi’ye (ö. 1031/1621) ve muhtemelen ondan naklen Riyazi’ye göre (ö. 9 Safer 1054/17 Nisan 1644) Qanuni Sultan Süleyman devrinin (926-973/1520-1566) başlarında ölmüştür. Tarihçi, eserinin son kısımlarında Sultan Süleyman’ın henüz çok genç, kendisinin ise çok yaşlı olduğunu belirtmektedir. Mehmed Süreyya (ö. 1326/1909) H.’nin 940/1533-34’te öldüğünü kaydederse de kaynağı belli olmayan bu tarih ihtiyatla karşılanmalıdır. Bursalı Mehmed Tahir (ö. 1925) ve ondan naklen Franz Babinger’in (ö. 1967) eserinde 967/ 1559-60’ta Tırhala (Trikala) kadısı iken vefat ettiğinin belirtilmesi de yanlıştır. Çünkü bu tarihte Tırhala’da kadı olarak Pareparezade Ahmed Efendi bulunmaktaydı.

 

(d. 15. yy.ın ikinci yarısı; ö. > 930/1523-24)

Eserleri:

(1)

Ta’rih

H.’nin günümüze ulaşan tek eseri manzum Osmanlı tarihidir. H.’nin özel bir ad vermediği Ta’rih’ini Sehi Bey ve Latifi Tevarih-i Al-i Osman şeklinde kaydetmişler, Mehmed Zaim (ö. 1001/1592) de kaynak olarak kullandığı bu eseri aynı adla zikretmiştir. H.’den faydalanan Matraqçı Nasuh (ö.971/1564), Hoca Sadeddin (ö. 1007/ 1599), Peçuylu İbrahim (ö. ~1060/1649-50) ve vakanüvis Ahmed Vasıf Efendi (ö. 1221/1806) ise eserin adını kayda gerek görmeden sadece yazarının adını anmakla yetinmişlerdir. Katib Çelebi (ö. 1067/1657) eseri Ta’rih-i Al-i Osman olarak kaydetmiştir. Hammer ve onu takiben Bursalı Mehmed Tahir bu manzum Osmanlı tarihinin adını, herhalde yazılış tarzını göz önünde tutarak, Şehname-i Al-i Osman şeklinde vermektedir. Eser, özellikleri göz önünde tutularak, müelliflerince özel bir ad konulmamış fakat genel olarak Tevarih-i Al-i Osman olarak adlandırılan Osmanlı tarihleri arasında kabul edilebilir.

Hezec vezninde yazılmış olan Ta’rih 6646 beyittir. Esas tarih kısmına girmeden önce geleneğe uyarak eserine tevhid, münacat ve na‘tla başlayan müellif daha sonra kitabın telif sebebine geçer. Bunun ardından Qanuni Sultan Süleyman’ın methine dair iki uzun manzume yer alır. Bu manzumeler, Latifi’ye göre, yazarın hükümdara sunmak istediği eserini takdim etmeye fırsat veya imkan bulamadığını göstermektedir. H. Osmanlı hanedanının atası Süleyman Şah’a dair klasik bir rivayetle başladığı eserini 930/1523’te Maqbul İbrahim Paşa’nın sadarete gelişi haberiyle bitirmiştir.

Tarihçi kimi tasvirlerde sanatlı bir üslup kullanmaya özenir. H.’nin Aşıq Çelebi tarafından beğenilmeyen şairlik yönünü Sehi ve Latifi takdir ederler. Kendi çağından önceki dönemlerin olaylarını daha evvel yazılmış Osmanlı tarihlerinden faydalanarak kaleme alan H., Aşıqpaşazade Ta’rihi dışında hiçbir kaynağını belirtmemiştir. H.’nin, Mehmed Neşri ve Oruç Bey tarihleri ile anonim Tevarih-i Al-i Osmanları da kaynak olarak kullandığı anlaşılmaktadır. Kendisinin içinde yaşadığı II. Bayezid devri hususunda başka bir esere başvurmaya gerek olmadığını ifade etmekteyse de bu padişah döneminin büyük bir kısmını yine Aşıqpaşazade’den istifade etmek suretiyle yazmıştır. I. Selim ve Qanuni Süleyman dönemlerini ise kendi duyduklarına ve gözlemlerine dayanarak yazdığı söylenebilir.

H.’nin eserinde Osmanlı para tarihine ve Osmanlıların Rumeli’de gerçekleştirdikleri ilk fetihlere dair orjinal sayılabilecek bilgiler bulunmaktadır. Örneğin, Ferecik’in Orhan Bey devrinde Süleyman Paşa tarafından fethedildiğini ve Rumeli’de ilk hutbenin burada okunduğunu ondan öğreniyoruz. H.’nin eseri her ne kadar bütünüyle orjinal bir kaynak değilse de kaleme alındığı tarih ve bu tarihe kadar yazılmış olan Osmanlı tarihlerinin azlığı göz önüne alınacak olursa taşıdığı önem anlaşılır. Devrinin konuşma dilinden örnekler içeren Ta’rih 15. ve 16. yüzyıllar Türk dili araştırmaları açısından da önemli bir kaynaktır. Nitekim, Tanıklarıyla Tarama Sözlüğü’nde H.’den örnek olarak alınmış kelimeler vardır. Ayrıca eserinin mevcut nüshalarının çoğunun harekeli oluşu, Osmanlı tarihinin ilk devirlerine dair bazı yer adlarının doğru olarak tespitinde araştırmacılara kolaylık sağlamaktadır. H. ve eserine, 16. yüzyılın ilk yarısından itibaren kaleme alınan hemen bütün şuara tezkirelerinde ve daha sonraki devirlerde yazılmış bazı biyografi kitaplarında yer verilmiştir.

Ta’rih’in yedi nüshası mevcuttur. Berlin Devlet Kütüphanesi’ndeki (Staatsbibliothek) nüshada y. 77b boş bırakılmıştır. 17 Şevval 1027/7 Eylül 1618’de istinsah edilmiştir. Bu nüshadaki beyit eksikliği ve anlam hataları, dalgın ve bilgisiz bir müstensih tarafından yazılmış olduğu izlenimini vermektedir. Bütün nüshaların sayfaları çift sütun halindedir. Veliyüddin Efendi (Bayezid Devlet Kütüphanesi, Istanbul) nüshasında istinsah kaydı yoktur. Bu nüshada da söz başı ve duraklar kırmızı mürekkepledir; y. 1b-2a’nın cetvelleri yaldızlıdır. 16. yüzyıl yazması olduğu tahmin edilmektedir. Bu nüsha Tercüman Gazetesi Kütüphanesi (Istanbul) nüshası ile birçok yönden benzerlik göstermektedir. Her iki yazmanın da yazısı düzgündür. Ali Emiri (Millet Kütüphanesi, Istanbul) nüshasında y. 17a boştur. İstinsah kaydı yoktur. Bu nüsha çok yenidir; anlaşıldığına göre Esad Efendi nüshasından istinsah edilmiştir. Esad Efendi (Süleymaniye Kütüphanesi, Istanbul) nüshasının cildi yanmış olup cam mahfaza içerisinde saklanmaktadır. Mikrofilm, fotokopi ve CD’sinden yararlanmak mümkündür. Son kısmı hasar görmüştür ve eksiktir. Tercüman Gazetesi (Istanbul) nüshasının baş tarafında yaklaşık 40 kadar yaprak noksandır. Eser 983/1575-76’da istinsah edilmiştir. Söz başı ve duraklar kırmızı mürekkepledir. Titiz bir müstensihin kaleminden çıkmış bulunması ve müelliften yarım yüzyıl sonra istinsah edilmiş olması gibi özellikleri ile diğer nüshalardan daha değerlidir. British Museum (Londra) nüshası ile Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi Türkçe Yazmalar Bölümü’ndeki nüshanın da istinsah kaydı bulunmamaktadır. Üniversite Kütüphanesi’ndeki nüshanın y. 1b-4a arası cetveller ve başlıklar altın yaldızlıdır.

H. Ta’rih’inin sonlarında gazellerinin bulunduğu bir divanından bahseder, fakat günümüzde bunun varlığını gösterebilecek bir kayıt mevcut değildir. Ancak bazı kaynaklarda şiirleri kaydedilmiştir.

 

 

Bibliyografya:

1) Ta’rih

Yazmalar: (1) Berlin, Staatsbibliothek, no. 206 [Diez A. 4° 76]; 196 y., 17 sat., rıka (Wilhelm Pertsch, Die Handschriften-verzeichnisse der Königlichen Bibliothek zu Berlin, c. 6: Verzeichniss der türkischen Handschriften der Königlichen Bibliothek zu Berlin, 232 vd.) (2) Istanbul, Bayezid Devlet Kütüphanesi, Veliyüddin Efendi, no. 3449; 267 y., 13 sat., harekeli nesih. (3) Istanbul, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 1268; 234 y., 15 sat., harekeli nesih (L. Forrer, “Handschriften osmanischer Historiker in Istanbul,” Der Islam, 26 (1942), no. 17). (4) Istanbul, Millet Kütüphanesi, Ali Emiri, Manzum Eserler, no. 1317; 184 y., 19 sat., rıka (Istanbul Kütüphaneleri Tarih-Coğrafya Yazmaları Kataloğu, Türkçe Tarih Yazmaları, c. 1, (Istanbul, 1943), 149). (5) Istanbul, Süleymaniye Kütüphanesi, Esad Efendi, no. 2081; 407 s., 17 sat., talik (L. Forrer, “Handschriften osmanischer Historiker in Istanbul,” Der Islam, 26 (1942), 183; Istanbul Kütüphaneleri Tarih-Coğrafya Yazmaları Kataloğu, Türkçe Tarih Yazmaları, c. 1, [Istanbul, 1943], 148-9). (6) Istanbul, Tercüman Gazetesi Kütüphanesi, Y-162; 227 y., 13 sat., harekeli nesih (Günay Kut, Tercüman Gazetesi Kütüphanesi Yazmalar Kataloğu, c. 1 (Istanbul, 1989), 170-71). (7) Londra, British Museum, no. Or. 12896; 267 y., 13 sat., harekeli nesih.

 

Edisyonlar: Istanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü’nde, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 1268’deki nüsha üzerinde mezuniyet tezi çalışmaları: Ayşe Tosunoğlu, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, tez no. 12451 (Istanbul, 1976), y. 1b-50b; Hediye Atalık, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, tez no. 12444 (Istanbul, 1976), y. 51a-100b; M. Salih Güzey, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, tez no. 14649 (Istanbul, 1979), y. 1b-30a (Abdülkadir Özcan, Istanbul Üniversitesi Tarih Bölümü Tezleri (Lisans-Doktora), (Istanbul, 1982), 214. Necdet Öztürk, Hadidi, Tevarih-i Âl-i Osman (Istanbul, 1991), LVI+487.

 

Genel Kaynakça: BOA, Tahrir Defteri, no. 77, 442; Beyani Şeyh Mustafa, Tezkire-i Beyani, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 2568, y. 23b; Qafzade Fa’izzi, Zübdetü’l-eşar, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 1646, y. 36b; Riyazzi Mehmed, Riyazzü’ş-şuara, Istanbul Üniversitesi Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 4098, y. 137b; Matraqçı Nasuh, Mecmaü’t-tevarih, Süleymaniye Kütüphanesi, Fatih, no. 4278, y. 546b; Matraqçı Nasuh, Ta’rih-i Sultan Bayezid, Istanbul Topkapı Sarayı Müzesi Kütüphanesi, Revan Köşkü, no. 1272, y. 8a, 9b, 25b; Mehmed Zaim, Camiü’t-tevarih, Istanbul Nuruosmaniye Kütüphanesi, no. 3270, y. 188a vd. Joseph v. Hammer-Purgstall, Geschichte des osmanischen Reiches, c. 1 (Pesth, 1827), XXXIX, no. 37 (trc. Mehmed Ata, Devlet-i Osmaniyye Ta’rihi, c. 1 (Istanbul, 1336/ 1917), 30; Joseph v. Hammer-Purgstall, Geschichte des osmanischen Dichtkunst, c. 2 (Pesth, 1837), 403; Nevizade Ataullah (Ata’i), Hada’iqü’l-haqa’iq fi tekmileti’ş-Şeqa’iq (Istanbul, 1268/1851), s. 20-21; Hoca Sadeddin, Tacü’t-tevarih, c. 1 (Istanbul, 1279/1862), 217 vd.; İbrahim Peçuylu, Ta’rih-i Peçevi, c. 1 (Istanbul, 1283/1866), 3; Mehmed Süreyya, Sicill-i Osmani, c. 2 (Istanbul, 1311/1893), 110; Latifi, Tezkire-i Latifi (Istanbul, 1314/1896), 127-29; Bursalı Mehmed Tahir, Osmanlı Mü’ellifleri, c. 3 (Istanbul, 1342/1923), 45-46; Franz Babinger, Die Geschichtsschreiber der Osmanen und ihre Werke (Leipzig, 1927), 59-60; Katib Çelebi, Keşfü’z-zünun, c. 1 (Istanbul, 1941), 284; Ludwig Forrer, “Handschriften osmanischer Historiker in Istanbul,” Der Islam, 26 (1942), 183; Istanbul Kütüphaneleri Tarih-Coğrafya Yazmaları Kataloğu: Türkçe Tarih Yazmaları, c. 1 (Istanbul, 1943), 148-149; “Hadîdî Çelebi,” Türk Ansiklopedisi, c. 13 (Ankara, 1970), 297; Aşıq Mehmed Çelebi, Meşairü’ş-şuara, ed. G. Meredith-Owens (Londra, 1971), y. 86a; Sehi Beğ, Heşt-Bihişt, ed. Günay Kut (Cambridge, Mass, 1978), y. 93a; Qınalızade Hasan Çelebi, Tezkiretü’ş-şuara, ed. İbrahim Kutluk, c. 1 (Ankara, 1978), 281; Ahmed Vasıf Efendi, Mehasinü’l-Âsar ve Hakaiku’l-Ahbar, ed. Mücteba İlgürel (Istanbul, 1978), XLV; İsmail Erünsal, “Türk Edebiyat Tarihi’nin Arşiv Kaynakları I: II. Bâyezid Devrine Ait Bir İnamât Defteri,” Tarih Enstitüsü Dergisi, 10-11 (1979-80), 312; “Hadidi Çelebi”, Türk Dili ve Edebiyatı Ansiklopedisi, c. 4 (Istanbul, 1981), 4; Franz Babinger, Osmanlı Tarih Yazarları ve Eserleri, çev. Coşkun Üçok (Ankara, 1982), 67; M. Orhan Bayrak, Osmanlı Tarih Yazarları (Istanbul, 1982), 104; Abdülkadir Özcan, “Historiography in the Reign of Süleyman The Magnificent,” The Ottoman Empire in the Reign of Süleyman the Magnificent, ed. Tülay Duran (Istanbul, 1988), 176-177; Günay Kut, Tercüman Gazetesi Türkçe Yazmalar Kataloğu, c. 1 (Istanbul, 1989), 170-171; Necdet Öztürk, “Ferecik’in Süleyman Paşa Tarafından Fethine Dair,” Marmara Üniversitesi Türklük Araştırmaları Dergisi, 4 (Istanbul, 1989), 136-145; Necdet Öztürk, Hadidi, Tevarih-i Âl-i Osman (Istanbul, 1991); V. L. Ménage, “Hadidi,” EI2, 3 (1998) 22-2; Necdet Öztürk, “Hadîdî”, Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, c. 15 (Istanbul, 1999), 14-16.

 

Yazar:

Necdet Öztürk

Ağustos 2005

Yazarlar:
Tercümanlar:
Yayın Yılı:
1991 (Miladi)
Sayfalar:
543
Dosya Türü:
PDF Document
İçerik Dili:
Türkçe

 Sayın oxucular!
Turuz sitesi bir kültürəl ocaq olaraq dilçiliklə bağlı qonulardan danışır. Bu sitə dilçiliklə bağlı dəyərli bilgilər verməkdədir.Dilimizin tarixi və etmolojisi sahəsində çalışan bu sitə, sözlərin kökü və etimolojisi haqqında, başqa sitələrdən dəyişik olaraq, eyləmlə(fe'l) bağlı anlamların açıqlayır.
Sitəmizdə dilçiliklə bağlı bir çox kitab,sözlük, yazılar əldə edib oxuyabilərsiniz. Umuruq ki bu sitə, siz dəyərli, sayın oxucular yardımıyla, dilçilik qollarının gəlişməsi, yüksəlişi yolunda bir addım götürəbilsin.
Bey Hadi (h.beyhadi@gmail.com)
Təbriz