Türk Süsleme Sanatlarında Istilize Çiçekler-Xetayi-Cahid Kesginer-2002-137s

3709
0
2017/6/1
Oy Sayısı 1
Oy Sonucu 5

Türk Süsleme Sanatlarında Istilize Çiçekler-Xetayi-Cahid Kesginer-2002-137s

Türk Süsleme Sanatında Desen Ve Motif

 

Süslemecilik insanlık tarihi ile beraber başlar. Kendini, yaşadığı ortamı ve kullandığı eşyayı göze en hoş gelecek şekilde süslemek, onu sanat anlayışı ile biçimlendirmek, insanoğlunun adeta doğal bir tutkusudur denilebilir. Gelmiş geçmiş uygarlıkların arasında, süsleme sanatları en olgun ve seçkin bir seviyeye ulaşmış milletlerden biri de şüphesiz Türklerdir. Türkler, Orta Asya’dan başlayarak yakın doğuyu da içine alan milli sanat kültürünü yıllardan beri Anadolu ve Trakya’da çok başarılı bir şekilde yürütmüştür.

Orta Asya ve Uzak Doğu Etkileri: Uygur, Hun ve Çin sanat anlayışlarının izleri, Türk Süslemeciliğinden hiçbir zaman kaybolmamıştır denilebilir. Birçok motif ve desenin kökenlerini özellikle Uygur resimlerinde aramak yanlış olmaz. Başta on bir ve on ikinci yüzyıl İran Selçuklularının kendilerine öz kavramları, İlhanlıların parlak ve atak sanat anlayışları, Timurluların ince ve zarif sanat görüşleri Memlukluların, Celayirlilerin, Muzafferilerin, Akkoyunlu ve Karakoyunlu Türkmenlerinin ve nihayet Safavilerin süsleme sanatlarında gösterdikleri başarılı buluşların, Türk Süslemesinin oluşmasında büyük rol oynadığı kesin olarak kabul edilebilir. Türk süslemelerinde görülen diğer bir etki de Yakın doğu ve Anadolu’da hakimiyetlerini sürdürmüş olan eski uygarlıkların izleridir. Örneğin; Helenistik çağın, Hititlerin, Sümerlerin, Sasanilerin ve Bizans’ın sanat kavramlarını bir karşılaştırma zemini olarak göstermek mümkündür.

Yöresel etkiler: İklimler, doğa örtüleri, imparatorluğun o yere verdiği önem ve ihtiyaç, çeşitli bölgelerde paralel üsluplar ve ekoller oluşturmuştur. Örneğin; Bağdat, Musul, Tebriz, Diyarbakır, Orta Anadolu (Konya, Kayseri ve Sivas), Amasya, İstanbul, Bursa, Edirne ekolleri kendilerine özgü özellikler taşıyan süslemelerle doludur. Bu etkilerin yanı sıra, her devrin kendine göre değişen bir sanat kültürü anlayışı da göze çarpmaktadır. Yeni icatlar ve keşifler, batı dünyası ile ilişkilerin çoğalması Türk süslemeciliğine yeni renkler, motifler, desenler getirmiştir.
Bu açıdan ele alındığında süslememizin tarihsel gelişimi beş bölüm üzerinden programlanabilir.

1. On altıncı yüzyıldan evvelki süslemeler.

2. On üç ve on dördüncü yüzyıl, Selçuklu ve Beylikler dönemi süslemeleri,

3. Osmanlı erken devir ve on beşinci yüzyıl süslemeleri.

4. On altıncı yüzyıl ve on yedinci yüzyılın ilk yarısının süslemeleri ki bu dönemde sanatımız doruğuna ulaşmış ve her dalında çok başarılı olmuştur. Böylece bu bölüm süslemeciliğimiz -klâsik devir- olarak tanımlanmaktadır.

5. Türk Rokokosu- başlığı altında toplanan on sekiz ve on dokuzuncu yüzyıl süslemeleri.

Türk Süslemeciliğinin bu tarihi gelişimi zaman içerisinde kendi köken, gelenek ve yorumlarına sıkı sıkıya bağlı kalarak İslam dünyasında seçkin bir yeri bulunduğu ne kadar gerçekse, bu gelişmede İslam düşüncesine de önemle sadık kaldığını belirtmek de o kadar yerinde olur.

Süslemenin Oluşumu Ve Motifler

Süsleme genel anlamda şöyle tarif edilebilir: Resim sanatının bir kolu olup, belirli bir yerin, eşyanın, abidenin daha da güzelleştirilmesi için üslup kazandırılmış şekil, resim ve motiflerle değerlendirilmesidir. Demek ki ana teması desen, deseni de oluşturan motiflerdir. Türk süslemesinin zenginliği motif çeşitlerinin bolluğu ve motiflerinin son derece estetik bir yapıya sahip oluşlarından ileri gelmekledir. Yüzyıllar boyu devam eden geleneklerle yoğrulmuş olarak dekoratif sanatlarımızın ileri bir düzeye ulaşmasını sağlamışlardır. Bu denli bir oluşumun nedenlerinden birini de Türk sanatkârının, dini yasaklar nedeniyle resim ve heykel sanatlarında kısıtlanmasında, benliğini süsleme sanatları kanalıyla korumaya çalışmasında aramak gereklidir.

Hayal gücünü bu sahalarda sürdürerek bazen ileri derecede bir stilizasyona, bazen ise soyutlamaya kadar giden, modası geçmeyen yapıtlar meydana getirmiştir. Örneğin; Selvi ağacı motifinin yanı sıra, aynı büyüklükte bir gül motifini işleyerek ölçü birimini ortadan kaldırması gibi. Ayrıca süslemede, doğanın güzelliği ve verdiği ilham göz önüne alınacak olursa, yüzyıllar boyu kendilerine en güzel yöreleri yurt edinen Türk insanının, gerçek bir sanatçı olarak, doğayı aynen taklit etmek yerine onu üsluplandırarak uygulamayı doğru bulduğu görülür.

Türk motifleri, tahminlerin üstünde olağanüstü geniş bir konudur. Kendi çalışma ve araştırmalarımızın oranında bu bin bir çeşit motifleri ve oluşturdukları desenleri, on ana kol altında yorumlamayı ve programlamayı uygun buluyoruz.

1. Bitkisel motifler
2. Hayvansal motifler
3. Geometrik ve sembolik motifler
4. Geçmeler
5. Mimari ve insan yapısı formlardan esinlenen motifler
6. Doğadan stilize edilen motifler
7. Barok, ampir ve rokoko motifler
8. Yazının dekor ve motif olarak kullanılması
9. İnsan, giysilerinin ve takılarının motifleri

Bakınız, Türk Kültürü ve El Sanatlarımız

 

Yazarlar:
Yayın Yılı:
2002 (Miladi)
Sayfalar:
137
Dosya Türü:
PDF Document
İçerik Dili:
Türkçe

 Sayın oxucular!
Turuz sitesi bir kültürəl ocaq olaraq dilçiliklə bağlı qonulardan danışır. Bu sitə dilçiliklə bağlı dəyərli bilgilər verməkdədir.Dilimizin tarixi və etmolojisi sahəsində çalışan bu sitə, sözlərin kökü və etimolojisi haqqında, başqa sitələrdən dəyişik olaraq, eyləmlə(fe'l) bağlı anlamların açıqlayır.
Sitəmizdə dilçiliklə bağlı bir çox kitab,sözlük, yazılar əldə edib oxuyabilərsiniz. Umuruq ki bu sitə, siz dəyərli, sayın oxucular yardımıyla, dilçilik qollarının gəlişməsi, yüksəlişi yolunda bir addım götürəbilsin.
Bey Hadi (h.beyhadi@gmail.com)
Təbriz